Mersin İl Sekreterimiz Güneş: "YETMEZ AMA EVET"
Mersin İl Sekreterimiz Mehmet Güneş, Anayasa değişiklik paketinin referanduma götürülecek olmasının Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli köşe taşlarından birisi olduğunu belirterek, referandum da "Evet" oyu kullanacaklarını söyledi.
Mehmet Güneş, Mersin Gazeteciler Cemiyeti'nde yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi: "Anayasa değişiklik paketinde demokratikleşme, özgürleşme ve sivilleşmenin önünün açılmasına dönük 8 yılda karınca adımları misali de olsa ciddi değişiklikler vardır. Anayasa değişikliğine "YETMEZ AMA EVET" diyoruz.
Anayasa değişikliği referandum paketi, partiler ve ideolojiler üstü bir meseledir. Siyasi hesaplar bir kenara bırakılmalıdır. Kısır siyasi çekişmelere kurban edilecek kadar basit bir konu değildir. Siyaset bazı insanların, profesörlerin, sendikaların, başkanların, partilerin gözlerini kör etmiştir. Anayasa seni beni, ötekini hepimizi bağlar. AK Parti bugün siyasette etkili olabilir, yarın beklide Anavatan Partisi gibi siyaset sahnesinden silinip bir tabela partisi de olabilir. Bu sebeple Anayasal değişikliklere siyasetin katı bağnaz penceresinden bakmamak gerekir.
Memurlar, İşçiler ve vatandaşlar ‘Hayır'dan kim kazançlı çıkacak, ‘Hayır'ın bayraktarlığını kimler yapıyor bir bakalım; Halinden memnun tuzu kuru olanlar, statükodan beslenenler, kuralsızlar, kanunsuzlar, cuntacılar, darbeciler, Ergenekoncular, balyozcular, kandildeki karayılan ve İmralı'daki cani ile bağlantılı olanlar, milleti şucu bucu diye fişleme yapanlar, ihsas-ı reyde bulunanlar, yürütmeyi bağlayanlar, Milletin meclisini tanımayanlardır. Bunlar tabiî ki hayır diyecektir. Dün birilerine silah çekenler, 12 Eylül'e küfredenler, bugün tabiri yerindeyse kanka oldular.
Anayasa değişikliği HSYK ve Yargıtay arasındaki dar alanda kısa paslaşmaları bitiriyor. Dokunulamaz, durdurulamaz, hesap sorulamaz denilen YAŞ ve HSYK gibi kurumların işlemleri artık yargı önünde hesap verebilecektir.
YAŞ'ın ve HSYK'nın verdiği yargısız infazlar neticesinde insanlara haksızca vurulan lekeler temizlenmeli hayatı karartılmış insanlar geri döndürülmelidir. Bundan sonra darbeciler yargılansın dediği için meslekten ihraç edilen Sacit Kayasu gibi yürekli savcılar iş yapabileceklerdir.
Şu bilinmelidir ki Asker vesayetindeki demokrasi saf bir demokrasi değildir. Olsa olsa kerhen ayakta duran bir muz demokrasisidir. Referandumdaki ‘Evet'in anlamı, halkın kendi iradesini devlete hakim kılmasıdır. Artık gücün kanunundan kanunun gücüne, üstünlerin hukukundan hukukun üstünlüğüne geçme vakti gelmiştir.
DİSK, KESK ve Kamu-Sen kendilerini inkâr ediyorlar. Yıllarca grevli toplu sözleşme için alanlarda mücadele edildi. Kamu çalışanları olarak yıllarca yaptırımı olmayan toplu görüşme masasındaki sağır maymun oyunundan bıkmıştık. Memur-Sen olarak özel bir çaba sarf ettiğimiz toplu sözleşme Anayasa değişiklik paketi içerisine girmiştir. Memur Sendikaları olarak tek hedefimiz olan grevli toplu sözleşme hakkının 1. adımı Anayasa değişikliğine ‘EVET' diyerek gerçekleştirilmiş olacaktır. Sendikalar olarak daha fazla gayret göstererek gelecek nesiller için 2. adımı da gerçekleştirmek zorundayız. Çünkü demokratikleşen Türkiye'nin başka seçeneği kalmayacaktır.
Sahi bu 12 Eylül niçin yapılmıştı? Her gün onlarca insanın sağ-sol çatışmasında öldüğü ülkenin sokak sokak ayrıldığı, Siyasi iktidarın asayişi sağlamakta yetersiz kaldığı, Anarşi ve terörün ülkeyi kan gölüne çevirdiği bir zamanda 12 Eylül Cuntası yönetime el koymuştu. Aslında Aralık 1978'den itibaren ülkede sıkıyönetim vardı ve askerler iç güvenlikte tam yetkili idiler. Peki, kan neden 12 Eylül'e kadar durdurulamadı. Devrin 2. Ordu komutanı Orgeneral Bedrettin Demirel ise "İhtilalin olgunlaşması için 2 yıl bekledik ama çok kan döküldü'' diyordu.
Peki, kan durdu, terör ve anarşi bittimi? Evet, kan durmuştu. Fakat sonradan anlaşıldı ki terör sadece bir süreliğine nadasa yatmıştı. Sonra terör öyle bir hortladı ki bugüne kadar hiç önlenemedi. Kan ve gözyaşı hiç dinmedi.
İktidar, 2002 seçimlerinde 365 milletvekiline sahipti o zaman sivil anayasa imkan dahilinde iken, şartlarda uygunken bu işi niye yapmadı? Ne yazık ki Sivil Anayasa için tarihi bir fırsat kaçırılmıştır.
İktidara ikazımızdır! Anayasa değiştirmekle sadece üst norm değiştirilmiş olmaktadır. Alt normlar, üst normlara göre düzenlenmedikçe anlam ifade etmesi imkansızdır. Bu böyle biline.
Yüzyıllardır bu Milet Nazım Hikmetin deyişiyle; ‘Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesine' Yaşamışlardır ve yaşamaya devam edecektir. Demokrasiyi çiğneyenlere karşı Evet diyoruz. Allah milletimize bir daha 12 Eylülleri yaşatmasın."