Şube: Eklenme Tarihi:23 Temmuz 2010, Cuma Haberin Okunma Sayısı: 6420
SENDİKAMIZIN BÜYÜK KAZANIMI
Beklenen Madde TBMM'de Kabul Edildi
TBMM'de görüşülen 536 sayılı gelir vergisi kanunun ve bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair tasarının görüşülmesi sırasında, yapılan yoğun görüşmeler ve kulisler neticesinde, verilen önerge ile saat 02.08 sularında sosyal denge sözleşmelerine ilişkin mali ve idari takibin yapılmamasına; yani affa ilişkin madde kabul edilmiştir.
Memurlarımızın önündeki en büyük sorunlardan birini teşkil eden zimmetlerin affedilmesi çok önemlidir. Ayrıca madde gerekçesi olarak ifade edilen hususlar bizim yıllardır dile getirdiğimiz haklarımızın TBMM tarafından da kabul ve ilanını içermektedir ve bir devrim niteliğinde, önemli unsurları barındırmaktadır.
Konu sendikamız tarafından yakinen takip edilmiş, siyasi partilerimizle görüşülerek destekleri alınmıştır. En son yasalaşma aşamasında gece geç saatlere kadar meclis kulislerinde adeta sabahlayarak takip edilmiş, grup başkanları ve milletvekillerimiz nezdinde teklifin kabulü için görüşmeler yapılmıştır.
Netice olarak, kanun teklifi TBMM’nin değerli üyeleri tarafından kabul edilmiştir. Bu kanunun çıkması için her aşamasında takipçi olan İstanbul Milletvekilimiz SayınFEYZULLAH KIYIKLIK başta olmak üzere, önerge sahibi milletvekillerimize, partilerimizin grup başkanlarına ve vekillerine, hükümetimize, komisyon üyelerine ve önergeye katılarak kabul oyu veren tüm milletvekillerimize kamu çalışanları adına teşekkürlerimizi sunarız.
TBMM’nde görüşülen madde ve gerekçesi ile kabul süreci aşağıda belirtildiği gibidir;
Önerge:
“TBMM Başkanlığında görüşülmekte olan 536 sıra sayılı tasarının aşağıdaki geçici maddelerin eklenmesini arz ve teklif ederiz.”
Önergeyi Verenler:
Suat Kılıç-Samsun, Feyzullah Kıyıklık-İstanbul, Kerem Altun-Van, Nurettin Akman Çankırı, Fatih Arıkan Kahramanmaraş Milletvekilleri.
Geçici Madde 8: Konusu suç teşkil etmemekle kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu kanun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileriyle toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu görevlilerine, her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.
5170 sayılı T.C Anayasasının bazı maddelerinin değiştirilmesi hakkındaki kanunda uluslar arası sözleşmelerinin sağladığı toplu sözleşme ve sendikal haklar anayasal güvence altına alınmıştır. Ayrıca 07.05.2004 tarihinde kabul edilen ve 22.05.2004 tarih ve 25469 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa değişikliği ve Anayasanın 90. Maddesi usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletler arası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesi’ne başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletler arası antlaşmalarla kanunların aynı konuda, farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletler arası antlaşma hükümleri esas alınır düzenlemesi getirilmiştir.
Türkiye 1952 yılında ILO’nun uluslar arası çalışma örgütünün 98 sayılı örgütlenme ve toplu pazarlık hakkının korunması 1954 yılında insan hakları Avrupa sözleşmesine imzalamıştır.
98 sayılı sözleşme örgütlenme sendikalaşma ve toplu pazarlık hakkını memurlar dahil tüm çalışanlara vermiştir. Diğer yandan kamu görevlilerinin örgütlenme hakkının korunması ve istihdam koşullarının belirlenmesine ilişkin 151 sayılı ILO sözleşmesi 25.11.1992 tarih ve 3848 sayılı kanun ile uygun görülmüş, Bakanlar Kurulu 08.01.1993 tarih ve 93/396 sayılı kararı ile onaylamış ve 25.02.1993 tarih ve 21507 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda Avrupa insan hakları sözleşmesi, Avrupa sosyal şartı, ILO’nun temel haklara ilişkin 87, 98 ve 151 sayılı sözleşmeleri de ülkemiz tarafından kabul edilen ve hukukun bir parçası haline gelen metinlere göre memurlara yapılan yardımlarla ilgili hukuki ve cezai takibata gidilmesi ülkemizin kabul ettiği sözleşmelere aykırıdır.
Ancak uygulamada belediyeler, çalışanları temsil eden kamu görevlileri sendikaları ile yaptıkları görüşmelerle çalışanların ekonomik koşullarını ihtiyaçlarını, çalışma koşullarını değerlendirmekte Anayasanın 5. maddesine görev olarak yüklediği amacı gerçekleştirmek için çalışanların durumunu göz önüne alarak iyileştirici tedbirler almaktadır. Bu tedbirler sosyal devlet ve eşitlik ilkesinin bir sonucu olduğu gibi hakkaniyet ve hukukun bir gereği olup çalışma barışı için olmazsa olmaz bir şarttır. Özellikle mali ve idari özerkliğe sahip olan belediyelerde çalışan memurlara Türkiye Cumhuriyeti’nin kabul ettiği uluslar arası sözleşmeler uyarınca yapılan ödemelerin yıllar sonra kişi borcu çıkarılarak memurlardan tahsil edilmesinin, haklarında idari ve mali takibat yapılmasının olumsuz sonuçlara yol açtığı bilinmektedir. Önerge ile uluslar arası sözleşmelere uygun bir düzenleme yapılarak yaşanan olumsuzluklarının giderilmesi amaçlanmıştır.